Son 15 yılda dünya o kadar hızlı değişti ki, vakti zamanında ideolojik şartlandırmalarla “hasım” saydığımız Rusya ile artık “hısım” olduk. İlişkilerde klasik deyimle “bahar havası” yaşanıyor. Hele bir de Başkan Putin’in Türkiye’ye yaptığı tarihi ziyaret yok mu? Hakikaten “yeni dönem”in kapıları sonuna kadar açıldı. Bir bakanımızın ifadesiyle, “Türkiye Rusya’yı yeniden keşfediyor.”

Ama keşifler hiç bir zaman kolay olmaz, sancısız olmaz, kan, gözyaşı ve ter karışır çoğu kez. Bizim Türk müteşebbislerin Rusya’yı keşif macerası da öyle. Dışarıdan, özellikle Türkiye’den bakılınca sanki herşey müthiş kolay olmuş gibi algılanıyor. Sanki eline çantasını alan, cebine birkaç bin dolar koyan herkes gelip Rusya’yı fethediyor, şıp diye köşeyi dönüyor. Sanki Moskova’nın taşı toprağı altın.

Oysa kazın ayağı öyle değil. Yakından bakınca güllerin arasında çok fazla diken var. Elbette ki Rusya büyük bir pazar, Türkiye için büyük bir potansiyel. Ve Türk müteşebbislerin bu ülkedeki başarılar gerçekten çok önemli. Ama hatalardan ders çıkararak daha iyisini başarmak mümkün.

Bu kitap birkaç açı sunuyor size. Önce Rusya’da başarılı olmanın yollarını “ters açıdan” bakarak göstermeyi amaçlıyor. Bir gazetecinin, yıllardır aynı ortamlarda yaşadığı, aynı havayı teneffüs ettiği işadamlarının deneyimlerini kağıda döktüğü, bir bakıma onlar adına “vakanüvislik” yaptığı bir deneme. Daha sonra Rusya’ya, özellikle Moskova’ya ve buradaki hayata ilişkin gözlemler ve notlardan oluşuyor.

Umarım Rusya’da yaşayan her Türk bu kitapta kendinden birşeyler bulur. Ve yine umarım ki, Rusya’ya adım atmak isteyen her Türk de bu kitaptan işine yarayacak birşeyler bulup çıkarır.

Suat Taşpınar’ın Rusya’da Başarısız Olmanın Yolları kitabından alıntıdır. Rusya ziyareti planlayanların okuması şiddetle tavsiye olunur. Kitabı, Türkiye’de şuradan sipariş edebilirsiniz.